Geri Anasayfa
DAMLA SULAMA YÖNTEMİ

Damla sulama yönteminde temel ilke bitkide nem eksikliğinden kaynaklanan bir gerilim yaratmadan, her defasında az miktarda sulama suyunu basınçlı bir boru ve damlatıcılar yardımıyla sık aralıklarla yalnızca bitki köklerinin geliştiği ortama vermektir.Sistemin en önemli özelliği, alanın tamamı ıslatılmayıp, sadece bitki sırası boyunca ıslak bir şerit elde edilir ve bitki sıra arasında kuru bir alan kalır. Böylece mevcut sulama suyundan en üst düzeyde yararlanılır.Bunun dışında damla sulama yöntemin diğer sulama yöntemlerine olan üstünlükleri şöyle sıralanabilir.Suyun kısıtlı ve maliyetin yüksek olması koşullarında arazinin tamamı ıslatılmadığından daha geniş alan sulanabilir. -Toprağın ıslatılan yüzeyi bitki tarafından gölgelendiğinden toprak yüzeyinden buharlaşma ve dolayısı ile bitki su tüketimi daha az olur. -Bitki kök bölgesinde ihtiyaç duyulan nem ortamı sağlandığından, bitki topraktan suyu fazla enerji harcamaksızın alır buda ürün artışını sağlayan önemli bir faktördür. -Bitki besin maddeleri bitkinin ihtiyaç duyduğu zamanda sulama suyu ile birlikte bitki kök bölgesine verildiğinden gübreden en üst düzeyde yararlanılır.Bitki sıra araları ıslatılmadığından yabancı ot gelişimine olanak verilmez. -Toprak yüzeyi kuru tutulduğundan toprak işleme, ilaçlama, ürün hasadı ve taşınması daha kolaydır böylece tarımsal işlemler en aza indirilir. -Bitkinin toprak üstü organları ıslatılmadığından bitki hastalıklarının gelişmesi önlenir. -Bitki kök bölgesinde düzenli bir nem dağılımı sağlandığından toprak havalanması iyi olur. -Sulama suyu istenilen miktarda ve en iyi denetimle uygulanabilir, su uygulama randımanı çok yüksektir, işletilmesi kolaydır ve sulama işçiliği minimum düzeydedir. Damla sulama yönteminin bu üstünlüklerinin yanında, bu yöntemin uygulanmasını kısıtlayan bazı etmenler vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir;
En önemli sorun damlatıcıların tıkanmasıdır. Bunun önlenebilmesi için sulama suyunun kontrol biriminde çok iyi süzülmesi ve sistemin belirli aralıklarla seyreltik asitle yıkanması gereklidir.
Damla sulama uygulanan alanlarda toprakta bir miktar tuz birikmesi olur. Bu tuzlar yıllık yağış ortalaması 300 mm den fazla olan yerlerde alt katlara yıkanır. Yağışı yetersiz alanlarda bitki kök bölgesinin altına yıkanması için destekleyici yüzey sulama yöntemlerini uygulamak gerekir.
Damla sulamada ilk tesis masrafı çok yüksektir. Ancak ekonomik değeri yüksek bitki tarımı yapılması koşullarında daha geniş alan sulanabildiğinden birim alandan daha fazla ürün alınarak genellikle ekonomik olur. Yukarıda açıklandığı gibi damla sulama yönteminin bu üstünlükleri dikkate alınarak, su kaynağının kısıtlı olduğu koşullarda, topraktaki nem eksikliğine duyarlı olan ve ekonomik değeri yüksek ürün elde edilen sebze ve meyve bahçeleri,bunun yanında örtü altı yetiştiriciliği ve süs bitkileri için son derece uygun bir yöntemdir. Tam verime yatmış bir ceviz plantasyonunda ağaçlar yüksek oranda verime sahipseler yıllık sulama suyu ihtiyacı yağışlarla birlikte, ekolojik koşullara göre değişmekle beraber 1200- 1350 mm civarındadır. Sulama periyodu geç ilkbahardan başlayıp hasat sonuna kadar devam eder. Toprakta gözlenen su sıkıntısı cevizlerde meyve iriliği ve meyve kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Tecrübeler ceviz yetiştiriciliğinde yüksek kaliteli iç ceviz üretiminin temelinde en önemli faktörlerin başında sulamanın geldiğini göstermektedir. Tozlayıcı çeşitlerin bahçede yerleştirilmesinde, ekolojinin ve bahçe yerinin önemi büyüktür. Nemli bölgelerde veya rüzgara kapalı alanlarda polen taneleri havada asılı kalacakları için tozlayıcı çeşitlerin diğer ağaçlara daha yakın yerleştirilmelidir. Tozlayıcı çeşitlerle, diğer çeşitler arasında sağlanacak 60-90 m’lik bir mesafe tozlanmayı garanti altına alacaktır. Apomiks, döllenme olmadan çekirdekli meyve oluşumudur. Kırşehir/Kaman ilçesinde yüz yıllarca süren doğal seleksi yon sonucunda Kaman 1, Kaman 2, Kaman 3 Kaman 4 ve Kaman 5 ve benzeri verimli ceviz çeşitleri oluşmuş ve gerçekten üstün nitelikte çeşitlerdir. Özellikle Kaman 5’in apomiks olduğu konusunda ciddi araştırmalar bulunmaktadır.Melezleme ile iyi cevizlerden tohum ekimiyle yüzlerce yıllık bir gen birikimiyle ceviz ıslahı söz konusudur ancak ülke geleceği açısından bu verimli türlerin seçilmiş olanlarının (Kaman I,Kaman5 gibi)aşılık tür olarak çöğürlere aşılanıp ürün standardını sağlamalıyız ki ülke ve dünya üretim kalitesine katkımız olsun. Genellikle derin ve iyi drene olmuş, orta tekstürlü üniform topraklar cevizler için uygun topraklar olarak tanımlanır. Kök derinliğini sınırlayan tamamen killi, milli, çakıllı silt tabakası, su birikimi ve kum birikintileri, ceviz ağaçlarının gelişme gücünü ve ağaç iriliğini sınırlayabilir Ülkemiz ceviz yetiştiriciliğinde, anaç olarak J.regia kullanılmaktadır. J.regia anaçları üzerine aşılı ceviz ağaçları için kesintisiz 2,70-3,0 m derinlikte bir toprak arzulanır. Ceviz yetiştiriciliği için tavsiye edilen toprak; orta tekstürlü, kumlu, tınlı, siltli ve kumlu - tınlı topraklardır. Ceviz bahçeleri, killi, killi-humuslu veya çok ince tekstürlü topraklarda kurulduğunda kök sistemi yüzeysel olmakta ve ağaç iriliği azalmaktadır.. Ceviz ağaçlarının ince tekstürlü topraklarda, gelişme gücü ve iriliklerinin azalması; havalanmanın azalmasına geniş oranda bağlı olabilmektedir. Cevizlerin toprak ve sulama suyundaki tuzluluğa aşırı derecede duyarlı olduğu kabul edilmektedir.

       

00310806